Çin’in ilk imparatoru Çin Şi Huang’ın mezarını korumak amacıyla inşa edilen Terakota Ordusu heykelleri üzerinde yapılan araştırma, üretim sürecinde kimlerin çalıştığına ilişkin yeni bulgular sundu. Heykellerde tespit edilen parmak izlerinin analizi, eserlerin yapımında yalnızca yetişkin erkeklerin değil, kadınların ve çocukların da yer almış olabileceğine işaret etti.
MÖ 3. yüzyılda hazırlanan ve Şian kenti yakınlarında bulunan Terakota Ordusu, gerçek boyutlardaki binlerce asker, at ve savaş arabası heykelinden oluşuyor. Uzun yıllardır arkeolojik araştırmalara konu olan bu eserlerin üretiminde ağırlıklı olarak yetişkin erkeklerin çalıştığı düşünülüyordu.
Şian’daki Mozole Alanı Müzesi’nden Xiaoxi Li’nin liderlik ettiği araştırma ekibinin çalışması ise bu görüşün yeniden değerlendirilmesine yol açabilecek sonuçlar ortaya koydu.
79 PARMAK İZİ İNCELENDİ
Journal of Cultural Heritage dergisinde yayımlanan araştırmada, Terakota Ordusu’nun 1. Çukuru’ndaki T23 Birimi’nde bulunan 36 heykel üzerinde belirlenen 79 parmak izi incelendi.
Heykellerin kolları, zırhları ve başları gibi farklı bölümlerinde tespit edilen izlerdeki kabartılı çizgiler arasındaki mesafeler ölçüldü. Elde edilen veriler, parmak izlerinin sahiplerinin yaş ve cinsiyetlerine ilişkin tahminlerde bulunmak amacıyla değerlendirildi.

PARMAK İZLERİNİN YÜZDE 32,7’Sİ KADINLARA AİT OLABİLİR
Araştırmada kullanılan modelin sonuçlarına göre, incelenen parmak izlerinin yüzde 45’inin yetişkin erkeklere, yüzde 32,7’sinin yetişkin kadınlara, yüzde 22,3’ünün ise 15 yaşından küçük çocuklara ait olabileceği hesaplandı.
Bilim insanları, bulguların Terakota Ordusu’nun yapımında farklı yaş gruplarından ve cinsiyetlerden kişilerin görev almış olabileceğine ilişkin biyolojik kanıtlar sunduğunu belirtti.
ARAŞTIRMANIN KAPSAMI SINIRLI
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların Terakota Ordusu’nun tamamında çalışan kişilerin dağılımını temsil ettiği sonucuna varılamayacağına dikkati çekti. İncelemenin, 1. Çukur’un yalnızca belirli bir bölümündeki heykellerle sınırlı olduğu vurgulandı.
Farklı kazı alanlarında gerçekleştirilecek yeni analizlerin, heykellerin üretiminde görev alan kişilerin profili ve dönemin iş gücünün nasıl örgütlendiği konusunda daha ayrıntılı bilgiler sağlayabileceği ifade edildi.
